Türkçemiz!

tarafından
124
Türkçemiz!

Yozlaşma, özenti, yabancılaşma, yabancı hayranlığı aldı başını gidiyor. Gitgide benliğimizden uzaklaşıyoruz. Eskiden doğuya dönmüştük, şimdi batıya, Amerika’ya dönük yüzümüz! Bu yüzden bir türlü kendimize dönemiyoruz, kendimize gelemiyoruz.

Artık başlamıyoruz start veriyoruz! Hoşçakal, güle güle yerine bay bay’laşıyoruz. Çarşıda pazarda adı Türkçe olan satış yerlerini mumla arıyoruz. Satıcılar yabancı adlar koymazlarsa satış yerlerinin ikinci sınıf, kalitesiz, adi sanılacağını düşünüyor.

Gelelim şimdi kullandığımız kelimelere;

Kontak, priz, duy, parazit, bobin, anten vs. elektrikçiler Türkçesi;

İtalik, broşür, fasikül, bülten, manşet, anket vs. basın ve yayın adamlarının Türkçesi;

Firma, kalite, fiş, prim, standart, patent, limited, enflasyon vs. maliye ve iş adamlarının Türkçesi;

Vites, egzoz, taksi, direksiyon, patinaj, viraj vs. şoförlerin Türkçesi;

Türkçe elden gidiyor! Fakat ben seni arıyorum. Söyle, nerdesin sen, ey benim Türkçe’m, benim kayıplara karışmakta olan Türkçe’m!

Türkçe ‘Turkche’ leşmesin!!!